Hızlı Okuyucu

Not alma yöntemleri: hangisi ne işe yarar?

Cornell, anahat, zihin haritası, Zettelkasten… Her biri farklı bir sorunu çözer. Yanlış yöntemi seçmek, hiç not almamaktan daha çok zaman kaybettirir. Bu yazıda yöntemleri ne zaman kullanacağını anlatıyorum.

Önce bir yanılgıyı kaldıralım

Not almanın amacı bilgiyi saklamak değildir. Bilgi zaten kitapta duruyor, kaybolmuyor. Not almanın asıl amacı, bilgiyi kendi cümlelerine çevirmek zorunda kalmandır — çünkü çeviremediğin şeyi anlamamışsındır.

Bu yüzden kitaptaki cümleleri deftere geçirmek not almak sayılmaz. O kopyalamadır ve öğrenmeye katkısı neredeyse sıfırdır. İşe yarayan not kısaltılmış ve yeniden yazılmış olandır.

1. Anahat yöntemi (outline)

Başlık, alt başlık, madde şeklinde girintili yazım. En basit ve en yaygın yöntem.

2. Cornell yöntemi

Sayfayı üçe böl: sağda geniş bir not alanı, solda dar bir soru sütunu, altta özet kutusu. Ders sırasında sağa yaz, sonra sola o notları soruya çevir, en sonda alta üç cümlelik özet çıkar.

Cornell'in tüm gücü sol sütunda. Çoğu kişi sağı doldurup solu boş bırakıyor ve yöntemin işe yaramadığını düşünüyor. Sol sütunu doldurmuyorsan Cornell kullanmıyorsun demektir.

3. Zihin haritası

Merkeze ana kavram, dallara alt kavramlar.

4. Zettelkasten (fiş kutusu)

Her fikir tek bir nota, her not kendi başına anlaşılır olacak şekilde yazılır ve notlar birbirine bağlanır. Kaynağa göre değil, fikre göre düzenlenir.

5. Üç satır kuralı

Kendi kullandığım en basit yöntem, özellikle makale ve kitap okurken: her kaynak için yalnızca üç satır yaz.

  1. Bu metin hangi soruyu soruyor?
  2. Ne cevap veriyor, neye dayanarak?
  3. Benim işime yarayan kısım ne?

Üç satıra sığdıramıyorsan metni henüz anlamamışsındır — bu, testin kendisidir. Ve altı ay sonra kaynağı yeniden okumak yerine bu üç satıra bakarsın.

Karşılaştırma

YöntemEn uygunMaliyet
AnahatDüzenli ders içeriğiDüşük
CornellSınava çalışmaOrta
Zihin haritasıKavram ilişkileriOrta
ZettelkastenUzun soluklu araştırmaYüksek
Üç satırMakale, kitap, genel okumaÇok düşük

Elle mi, klavyeyle mi?

Elle yazmak yavaştır ve bu bir dezavantaj gibi görünür. Ama yavaşlık seni özetlemeye zorlar — klavyede ise yetişebildiğin için kelimesi kelimesine yazma eğilimine girersin. Kopyalamanın öğrenmeye katkısı olmadığını düşünürsek, yavaşlık burada bir özellik.

Pratik ayrım: anlamak için not alıyorsan el, arşivlemek için alıyorsan klavye. İkisini karıştırma; aynı anda hem anlamaya hem arşivlemeye çalışan notlar genelde ikisini de beceremez.

Hızlı okuma ile not almayı nasıl birleştirirsin?

Bu ikisi aynı anda yapılmaz — RSVP sırasında not alamazsın, akış durur. Doğru düzen sıralı olmasıdır:

  1. Hızlı geçiş: metni RSVP ile bir kez baştan sona geç, hiç not alma. Amaç haritayı çıkarmak.
  2. Seçim: hangi bölümlerin not almayı hak ettiğine karar ver.
  3. Yavaş okuma: yalnızca o bölümleri normal hızda, kalemle oku.

Bu düzen, her şeyi yavaş okuyup her şeye not almaktan hem daha hızlı hem daha iyi sonuç verir. Ders çalışırken okuma stratejisi ve anlamayı ölçme yazıları bu düzeni tamamlıyor.


Özet

Reklam